Türkcini.com

 

 

 

 

Sen Ara  

 

 
 

Adam olana bir söz yeter: Dürüst, anlayışlı ve iyi ahlâklı kimselere bir şeyi bir defa söylemek yeterlidir. İstenileni yapmak için tekrar tekrarikaz etmek zorunda kalınan insanlarda akıl, ahlâk veya kişilik yönünden eksiklik var demektir. Bir konuda anlayışsızlık göstermek art niyet  belirtisidir. Bir kimseye bir iş yaptırmak bir öğüt vermek veya doğru yolu  göstermek hususunda yakınırken söylenir. Az söyle, çok dinle: Konuşmak insanoğluna bağışlanan nimetlerin en büyüklerindendir. Buna rağmen yerinde  ve uygun konuşma, herkesin başaramadığı bir meziyettir. Sözün en güzeli,  az ve öz olanıdır. İnsanın karşılaştığı kötü durumların pek çoğu d li yüzündendir. Çok konuşan çok hata yapar. Sırf konuşmuş olmak için veya gereksiz yere konuşanların başı dertten kurtulamaz. Oysa az konuşup çok,  dinlemenin pek çok yararları vardır. Gerekmedikçe konuşmamak bir saadet, çok dinlemek de bir erdemdir. Herkesin bu kurala uyması gerekir. Çok konuşanlara tembih, yetişme çağındaki insanlara tavsiye için söylenir. Büyük lokma ye (de) büyük söyleme: Başkalarını eleştirirken onlar ınamamak gerekir. Eleştiriler genellikle yapıcı olmalı, hele hele  kendimizi eleştirilen kişiden asla üstün görmemelidir. Büyük konuşmak insanın değerini azaltır. Kaldı ki başkalarını kınayan kişi çok zaman aynı  duruma kendisi de düşmüştür. Ayıplamak, ayıplanan durumu davet etmek gibidir. Kendilerini üstün görme çabasıyla başkaları aleyhinde atıp tutanlara bir tembih sözü olarak söylenir. Derdini söyleyemeyen, derman bulamaz: Çaresizlik içinde bocaladığımız birçok durumlar vardır ki başkalarına açılamadığımız için bir çıkış yolu bulamayız. İnsanın tek başına halledemeyeceği müşküller olabilir. Bu durumda bize yardım dokunabilecek birisine müracaat etmek kaçınılmazdır. Aksi takdirde içe gömülen dertler, kişileri ruh bunalımlarına sürükleyebilir. Zor anlarda bir yol gösteri aramanın gerektiğ ini vurgulamak için söylenir. Dil epsem (olsa), baş esen (olur): (Epsem: Suskun) insanların başına gelen felâketlerin pek çoğu, dillerini tutamadıklarındandır. Her şeyi her yerde söyleyen densiz ve gevezeler elbette birtakım şimşekleri üzerlerine çekerler. Diline hakim olamayan kişi de elbette kötü uygunsuz sözlerinin cezasını görür. (Ayrıca . Bülbülün çektiği dili belâsıdır.) konuşurken düşünmek ve temkinli davranmak ile ya hayrı konuşmak veya susmak gerektiğini anlatır. Dilin kemiği yoktur: Kişiler değişik zamanlarda apayrı fikirleri savunabilir; bugün kara dediklerine yarın ak diyebilirler. Konuşmak kolaydır, atıp tutmak da. Ama iş icraata gelince söyleneni yapmak güçleşir. Hele hele kötü sözler söyleyip tehditler savurmak asla hoş görülmez. Uygunsuz ve kabul edilemeyecek sözler söyleyen kişiler hakkında kullanılır. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar: Toplumlar genel eğilimlerine göre sosyal hayatlarını düzenlerler ve
toplumun genel gidişatı bireyleri de etkiler. Herkesin yalancı, düzenbaz, ahlâksız olduğu bir toplumda birilerinin dürüst, doğru ve iyi olması hazmedilemez. Daima hakkı, haklıyı gözeten doğruyu söyleyen böyle kişiler, başkalarının çıkarlarına engel oldukları için dışlanırlar ve zulüm görürler. Ne olursa olsun doğrudan ayrılmamak gerekir. Başkaları bana zarar verir korkusuyla gerçekleri söylememek, toplumları yıkan en kötü  hastalıktır. Hak’tan yana olup doğruyu söylediği için zarar gören  insanları teselli amacıyla söylenir. Doğru söz acıdır: Kötü davranışları alışkanlık edinen ahlâksız insanlar bile ahlâklı ve dürüst olmayı ister, böyle görünmeye can atarlar. Çünkü çıkarları bunu gerektirir. Bir gün birinin çıkıp onlar hakkındaki gerçekleri bütün çıplaklığıyla söylemesi onlara çok acı gelir. Ancak yine de doğru sözü söylemekten kaçınmamalıdır. Menfaate dokunan gerçeklerin söz konusu edildiği zamanlarda söylenir.
Doğru söze ne denir!.. Gerçekler yorum kabul etmez. Onlar hakkında art  niyetli söylenecek her söz sahibine zarar verir. Bu bakımdan doğru, mantıklı ve güzel çözümler getiren sözler tartışılamaz. Atasözleri buna misaldir; aksini söylemek pek mümkün değildir. Doğru bir sözü kabullenmek  gerektiğini tavsiye için söylenir. Doğru söz yemin istemez: Yemin, bir  sözün doğruluğunu ispatlamak üzere çok gerekli hâllerde başvurulan bir  ahittir. İnsanlar yalan söylemedikleri zaman yemine ihtiyaç kalmaz. Bu  bakımdan Türk-İslâm töresinde yemin hoş karşılanmamaktadır. Doğru söz,  başka olaylarca da desteklenir. Oysa bir sözün yalan olması, ilgili  olaylarla da ortaya çıkabilir. Bu bakımdan asla yemine ihtiyaç

 

   Yeni Sayfa 1

Ana Sayfa    Yeniler    Site Ekle    iletişim    Reklam    Forum    Alış Veriş    Emlak   Hosting

Diyet    Prefabrik    sprintler    Emlak İlan    Hosting    Domain    Arama Motorları Kayıt    Sponsorluk    ing

 

1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 -17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 34 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 - 41 - 42